NAZ büyüyor

Lilypie - Personal pictureLilypie Third Birthday tickers

22 Mart 2014 Cumartesi

Naz büyüdükçe büyüyen ağlama krizleri

Herkeze merhaba. Uzun zaman oldu. Yazamadım uzun zaman yazmak içimden gelmedi, bitkin ve çok yorgun hissediyorum kendimi. İçim buruk, kalbim kırık ve yorgun çünkü çok üzülüyorum. Çünkü çare henüz bulamadım. Naz çok şiddetli ağlama krizleri geçirmeye başladı. Öyle böyle değil, susturmak , avutmak, istediği şeyi yapmak asla çare değil. Çoğu zaman neden ağladığını bilemiyoruz bile. Herşeye ağlıyor. Örneğin koltukda oturuyor, hadi Naz gidiyoruz deyip kucağıma alıyorum farkında olmadan . vay efendim kendi inip gelecekmiş yanıma avazı çıktığı kadar ağlıyor tekrar koltuğa bırakıyorum tamam in şimdi kendin diye , iniyor kendisi ama ağlama krizi yarım saat boyunca sürüyor. Bu gibi şeyler üst üste bütün gece boyunca devam ediyor. Sonu asla gelmiyor. Bütün gece boyunca ağlayan çocuk düşünün. Annem her dediğini hemen yapıyor ağlamasın yeter ki diye inanın ağlama krizleri başa çıkılır gibi değil. Sonuç çok bitkinim. Güzellikle yaklaştım anlattım olmuyor bağırdım kızdım olmuyor. asla isteklerinin sonu gelmiyor. Bütün gece asla beni oturtmuyor yerime sürekli koşucaz hoplayacağız ve ne derse yapacağız. Ama bazen benimde işlerim oluyor asla anlatamıyorum bazen empati kuramıyorum. O da, bende çok yıprandık artık bir doktora gitmenin zamanı geldi diye düşünüyorum en kısa zamanda.

Evimize gelen hiç bir arkadaşına oyuncaklarını vermiyor, onlara gidince de onların oyuncaklarına sahip çıkıyor. Ellerinden alamazsa ağlama krizi hazır kapıda. Kandırmak imkansız. Her geçen gün bugün krizler azalır umuduyla uyanıyorum ama tam tersi daha da fazlalaşıyor. Çaresiz ve umutsuzum .

Çok hareketli inanılmaz şeyler yapmak istiyor ve benide alet ediyor tehlike şeylere. anne tut beni burdan atlayacağım , tut beni tezgaha tırmanacağım, tutbeni masanın üstüne çıkacağım. Bunlarlada nasıl başa çıkacağımı da bilmiyorum.

Bu yüzden uzun zamandır yazamadım. Tatile çktık kızımla, güzel ve yorucu bir hafta geçirdik ve o günden beri her sabah kalkıyor ve beni işe göndermek istemiyor. Ardından krizler arttıkça üzüntümden blogları bile takip etmedim.

Ama bugün bir umut oluştu içimde arkadaşım tuba nın bu konu hakkında yazdığı bir yazı umut ışığı oldu bende umarım bizdede işe yazar güzel tubam. Yazı için tık tık

Bunun dışında artık Naz 27 aylık. Herşeyi konuşabiliyor diyebiliriz. Her cümlesinin sonu 'tamam mı anne' 'dimi anne' . O zaman çok cici tabiki :)  Renkler, tüm hayvanlar, doğa , araçlar, zıt şeyler hepsi tamam. Şekillerin isimlerini bilmesede şekilleri yuvasına yerleştirebiliyor. Sayıları henüz sırayla değil kafasınca sayıyor. Örneğin 'on , beş, iki, okuz(dokuz)'  Bu ara nick junior hastasıyız. En sevdiği Kaşif Dora . Yani biraz çizgi film sevmeye başladı. Kitaplardan ve masallardan hala pek hoşlanmıyor. Dinlemiyor. Resimlere bakıyoruz. Dışarda çok güzel vakit geçiriyoruz. Hiç sorun yok ama evde kabus yaşatıyor resmen bana. Parkda çok eğleniyor. Ama asla eğlendiği birşeyin sonu gelsin istemiyor. Dahada dahada diye tutturup en son yine ağlama krizine giriyor.

Bana kızdığın da 'git iş evine git, orda tık tık yap' diyor. İş evi derken benim ofisimi, tık tık derken bilgisayarımı kastediyor. Esasında konuşmasıyla birlikte çok eğlencili bol kahkahalı geçen günlerimiz bu krizlerle birden kabusa döndü. Gece uykusunda uyanıp ağlıyor, ağlıyor , ağlıyor ve hiç bir çabam onu sakinleştirmeye işe yaramıyor, zaten kucağıma gelip sakinleşmeyi reddiyor.

Bu ara benim makyaj ve benzeri bir çok eşyama ortak olmaya çalışıyor. Tabiki yasak ama eline geçirdiği anda (bazen yetişemiyorum) acısını çıkartıyor. Örneğin aşağıdaki gibi sonra gelmiş bana anne bak çok güzel oldum dimi? diyor

     Küçük akıl oyunları oynuyor benimle bazen. Bu ara beni en çok şaşırtan şeylerden biri de bu. bir gün biz balkondayken koşa koşa geldi. Dedesiyle içerde oturuyordu. Anne dedi dede godede(çikolata) yiyor. Bende? dedi. Hayır annecim sen yeme daha sonra ben sana vericem dedim. Amam (tamam) dedi, gitti. şaşırdım babam asla çikolata yemez. 2 dakika geçmedi babam geldi. Çikolata istiyor kızım Naz, izin vermişsin dedi. Dedesine gidip 'mene godede vey, anne izim veydi (bana çikolata ver, anne izin verdi)' demiş.  Çok şaşırdım , birazda güldüm :)

Çok uzun oldu ama son olarak da tatilimizden kısaca bahsetmek istiyorum. Naz la ilk defa uzun dolmuş ve otobüs tecrübesini yaşadık, ana kız başbaşa kalma fırsatını bulduk. Bir kaç gün evde geçirdik, sonra 2 gün muğlada arkadaşıma gittik,akyakaya ,ordan da 1 günlüğüne marmarise arkadaşıma geçtik. Ne yalan söyleyeyim çok yoruldum, bişey anladım mı derseniz olsun yine de güzeldi. Aşağıda tatilden resimlerimiz.

Şimdilik hoşcakalın








20 Şubat 2014 Perşembe

Huzur ve evrenden istekler...

Bu ara isteklerim hiç bitmiyor. En çok da huzur ve yalnızlık istiyorum. Hayatın karmaşasından, monotonluğundan , gürültü ve koşturmacasından biraz sıkılmış ve yıpranmış durumdayım.
Manevi olarak çok şey bekliyorum herkezden. Eşimden aşırı ilgi, kızımdan usluluk, annemden anlayış, babamdan nasihatsız cümleler... liste uzayıp gidiyor. Ama bendende kimse birşey beklemesin istiyorum  Sanırım biraz kafamı dinlemeye ihtiyacım var. Çok karışmışım.
Bu pazar 1 haftalık izne çıkıyorum. Şu an plan yapmadım ama tek dileğim kızımla yalnız kalmak, yalnızlığın tadını çıkartıp huzur bulmak. Biraz bodrum da arkadaşımda kalmayı, biraz da yakın ama uzak mesafelerdeki arkadaşlarımı günübirlik ziyaret etmeyi planlıyorum ama Naz ile bu seyahatler kafamı dinlememe yardımcı olur mu bilmiyorum.
Herkesin umutları beklentileri amaçları vardır benim de var ama bazen tam hızımı almışken durup nefes almak istiyorum, mola vermek istiyorum, hiç bir şey düşünmek istemiyorum. Hatta belki amaçlarımı rafa kaldırmak istiyorum. Sessizce çığlıklar atıyorum. Bazen dışa vuruyorum, sabrımı kendimi büyük sınavlardan geçiriyorum. Ama bu ara DUR sinyalleri veriyor ruhum.
Umarım biraz kafamı toplar, kızımla güzel vakit geçirir, birazda enerji depolamış olarak bu tatilden geri dönerim.
Evrene iyi dileklerimi, isteklerimi huzurla gönderiyorum, huzurla geri gelsin inşallah
Sevgiler

10 Şubat 2014 Pazartesi

Yedim büyüdüm büyük abla oldum



Naz bugün tam 26 aylık oldu inanın son 2 aydır hergün değişiyor birgünü birgününe tutmuyor. Bende bu hızlı akışa ayak uydurmaya çalışırken bloğumu ihmal ediyorum. Neyse sözü uzatmadan başlamak istiyorum.

Naz son 15 gündür konuşmayı çok hızlandırdı. Her duyduğunu tekrarlıyor. Ama şu an fiiller ön planda.
Didcem (gitcem) , datcam (yatıcam), deldim, dattım, numdum( yumdum ) . Biz bu ara çok eğleniyoruz anlayacağınız. O bir konuşuyor biz iki öpüyoruz. Ortamıza yatıp dakikalarca anlamlı anlamsız şeyler anlatıyor. Hergün yeni kelime bazen kelimeler öğreniyor. En çok kullandığı kelime 'kendim' . Herşeyi kendi yapmak istiyor yapamayınca ağlıyor ben yardım etmeye kalksam hayıyyy kendimmm diye ağlıyor. Ne yapacağımı bilmeden çaresiz izliyorum bazen onu :(

Geçen hafta diş çıkardı . Aman allahım resmen terör estirdi kuzucuğum. Ne huysuzdu ne kadar ağladı anlatamam. Şükür cumartesi normale dönmeye başladı fakat bu aylarda normal diye bir şey yokmuş.
Dişle birlikte iştahı kesilen Naz' a hergün yemeğini yedin mi diye sormaya başlayınca, eğer yemezsen büyüyemezsin dedikçe o da şöyle bir cevap bulmuş 'YEDİM BÜYÜDÜM BÜYÜK ABLA OLDUM'



Bu aralar renklerle, oyun hamurları, boyalar, kalemler, boyama kitaplarıyla meşgulüz. Henüz parmak boyası almadım kalem ve pastel boyalarla kitapları boyuyoruz diyemem karalıyoruz demek daha doğru olur. Renkleri öğrendi en sevdiği renk ise pembeymiş. Buldum buldum pembe buldum diye bağırıyor, her yerde pembeyi arıyor. Tırmıjı (kırmızı) , moy (mor) , şadı (sarı) , mami (mavi) liste uzuyor gidiyor.
Yukarıdaki resimde balonların içine çizdiği yuvarlak şeyler kalpmiş. Aşağıda çizdiği şey ise dondurma. Yuvarlak gibi olan dondurması, aşağı doğru inen üçgen ise külahı. Pek anlaşılır değil ama ben anlıyorum kızım anlıyor . yeter dimi ?

Bu sene hiç kış yaşamıyoruz desem yeridir. Harika, güneşli, sıcak günler geçiriyoruz. Havann güneşli olduğu her hafta sonu yürüyüşe deniz kenarına gitmeye çalışıyoruz. Naz da denize taş atmaya bayılıyor.


Hırçın, inatçı, sinirli ama bir o kadar sevimli kuzucukla günler hızlı ve anlamlı.
Şimdilik bu kadar
Sevgiler