Bu pazar yani dün yine yalnızdık kuzucuğumla. Denize gitmek biraz yorgunluk geldi, üşendim, bende kuzenime gittim kocaman bir bahçede oturuyor kuzenim içinde ağaçlar, meyveler, hayvanlar doğal bir yer. Çocuklarla birlikte attım Naz' ı çamurların içine biraz garip geldi , yok ayağım yok elim pislendi derken alıştı. çamurdan pastalar, evler yaptılar, kediyle oynadılar, dalından armut yediler. Bende kuzenimle hasret giderdim çünkü uzun zamandır oturamamıştık. Çaylarımızı, kahvelerimizi ceviz ağacının gölgesinde içmek çok zevkliydi. En kısa zamanda tekrar gitmek arzusuyla geri döndük eve. Kuzucuk hemen banyo yaptı ve yatağa gitti. Bu sabah işe gelirken arkamdan çok ağladı :( Sanırım naz benim çalışıyor olmama asla alışamayacak :(
dinlenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dinlenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Haziran 2014 Pazartesi
Pazar günlerimiz..
Deniz sezonumuzu açtık geçen hafta babalar günüydü ama babamız çalışmak zorundaydı bizde kızımla öğleden sonra attık kendimizi denize. Simidine oturup deniz de çok eğlendik ana-kız. Mısır yedik oturduk, kova-kürek oynadık . Ama Naz sürekli anne kovaya su doldurup gelirmisin deyince ve bunun sonu gelmeyince Naz başka bişey oynayalım dedim :) Eğlenceli başbaşa güzel bir gün geçirdik ama dayanamadı dönüşde eve varmadan uyudu kaldı kuzucuğum
29 Mart 2013 Cuma
Bodrum da tatil - Bölüm II
Bodruma bahar geldi. Hoşgeldi. Evet kışını çok seviyorum güzel Bodrum un ama bahar içime ayrı bir heyecan ve kıpırtı getiriyor. Sabah erkenden kalkıp işe hazırlanırken açıyorum bütün perdeleri içeriye sızıyor bütün pencerelerden güneşin o sıcak ışıkları, sonra açıyorum camı ohh mis çekiyorum içime bahar kokusuna karışmış, yasemin çiçeklerinin kokusunu. Nasıl mutlu geliyorum işe anlatamam.
Ben yaz aylarında tatil anlayışı olmayan bir meslekde çalıştığımdan mıdır yoksa tatil anlayışım mı farklı bilmiyorum ama yaz aylarında otelde akşama kadar havuzda, denizde sırılsıklam o sıcağın altında suya girmeyi, serinlemek için içtiğim içecekden boğazımın şişmesini, bunalınca klimanın altına kendimi atıp heryerimin tutulmasını hiç mi hiç sevmiyorum. Nasıl ama yazdan soğuttum sizi dimi? Olsun herkes buraya ilk ve son baharda da gelsin ve sonra her sene gelmek isteyecek, hatta burdan bir ev alsam emekli olunca buraya yerleşsem hayelleri kurmaya başlayacak.
Bahar ne güzel bir mevsim, hele bu sene bıktıran fırtınalar yüzünden güneşi gören herkes sokaklara döküldü. İçimizde bir bayram havası oldu. Bu mevsimde buraya gelmek isteyenler için hava sıcaklığı 23-24 olarak değişiyor, akşamları hava hafif serin. Üzerinize yedek kalın bişi almadan çıkmayın.
Fotoğraf çekmeyi sevenler alın elinize makinenizi, atlayın arabaya tüm yarımadayı, tüm koyları köyleri bir günde gezin ve eşsiz kareler yakalayın.
Doğayı severler giyin spor ayakkabılarınızı sahili boydan boya yürüyün olmadı dağ, çayır, bayır gezin. Açın çimlerin üzerine örtünüzü, alın yemeklerinizi ağaçlarla, kuşlarla güzelce doyurun karnınızı. Böyle yürüyüş traceking severler Yalıkavak beldesinde mutlaka Sandima Köyüne çıkmalı. Burası 1960 senesinde terkedilmiş, Bodrum un eski evlerinden oluşan , dağın tepesine kurulmuş belki 300 yıllık bir köy. Köyün her yerinden denizi görmek müthiş bir haz. Keşif ve gezi meraklıları için harika bir yer. Doğa, terkedilmiş köy, boş taş evler, manzara ilk gittiğimde bana müthiş bir haz vermişti.
Ayrıca mutlaka Bodrum kalesini ziyaret edin, önceden bu kale denizin ortasında imiş, ama zamanla deniz doldurularak karayla birleştirilmiş. Harika bir eser, mutlaka gezilmeli.
Halikarnas Mozele (Kral Mausolos adına hem karısı, hem kız kardeşi olan Artemisia tarafından yaptırılmış anıt mezar) Karyalılardan kalma, dünyanın yedi harikasından biri sayılan antik mezar kalıntılarının bulunduğu açık hava müzesidir fakat gerçekden de üç-beş taş , sütun parçasından başka bişey bırakmamış sevgili İngilizler. Müzenin çok değerli parçaları ve heykelleri şu anda İngilterede British Museum da sergileniyor ama yinede görmek isteyenler için burada anıt mezarın maketi sergileniyor gerçekden müthiş, buraya gelip de Moselium u görmeyen turist yoktur herhalde. Tarihle ilgili olanlar için güzel bir kısa gezi olabilir.
Denize girmek çok önemli değil, biz kafamızı dinlemek istiyoruz diyenler Bodruma yakınsanız eğer atlayın arabınıza bu mevsimde bir haftasonunu geçirin burda. Arabanız yoksa kiralayabilirsiniz, bir çok firma var benim çalıştığım firmada 70-85tl civarında araçların günlük fiyatları nisan sonuna kadar. Arabasız olmaz Bodrum da, çünkü gezilecek, görülecek yerler hep uzak. Bodrum merkezde kalınacak otel ve pansiyonlar bu mevsimde de hizmet veriyorlar. Marina tarafında kalırsanız, akşamda bu taraflarda damak zevkinize göre müthiş restorantlarda akşam yemeğinizi yiyebilirsiniz. Herkese uygun harika restorantlar özel marinaya yakın yerlerde. Akşam biraz eğleneyim, bir bardak içkimi içip dinleneyim diyenler yine marida da yat club e gidebilir. Az oynamalı, bol oturmalı, güzel müziklerin çalındığı bir yer, ayrıca bar kısmına geçmeden restorant bölümünde müthiş lezzetler var bilginize. Ama yok eğlence, müzik değilde, sevdiklerimizle sohbet edip, kahvelerimizi içmek istiyoruz diyenler yine marinada Kahve Dünyasına gidebilir ya da alıştığımız, bildiğiniz kahve lezzetleri için yine marina caddesinde Starbucksa uğrayabilirler
Eminim bu kısa Bodrum ziyaretinden sonra geri dönmek istemeyecek ama mecbur dönecek fakat herkese pozitif enerji enjekte edeceksiniz.Şimdiden herkese iyi tatiller.
Sevgiler
8 Mart 2013 Cuma
Bodrum da tatil
Yeni karşılaştığım ve tanıştığım DURUCA YAŞAMAK blogunun sahibi arkadaşımın yazdığı yazıdan sonra Bodrum' a tatile gelmek blogcu arkadaşlara turizimci olmamın etkisiyle naçizane kendimce Bodrum da tatil önerileri yazısını hazırlamaya karar verdim.
Öncelikle eğer yaz için Bodrum'u seçtiyseniz ne tür bir aktive için buraya gelmek istediğinize karar vermenizi öneririm. Örneğin ben eğlenmeye gidiyorum diyenler ya da çocukla gidiyoruz otelden çıkmak istemiyoruz diyenler ya da biz gezmek tozmak,yemek içmek istiyoruz diyenler grubundan olabilirsiniz.
Haritada gördüğünüz gibi Bodrum bir yarımada ve yarımadaya yayılmış köy,belde ve sahillerden oluşmakta. Merkez e yakın İçmeler (2 km) de bir kaç seçili otel var koyları yani denizi hafif dalgalı ve taşlı ama güzel oteller.Bu oteller merkezede yakın olmasından özellikle tur operatörleri tarafından yurtdışında satılmakta. Ama Türkiye pazarıda var tabiki. Hem İçmeler de kalıp hemde akşamları Bodrumun merkezinde sahilde içkilerinizi yudumlayabilirsiniz. Burası genelde çoluk çocuk gelip otelin nimetlerinden yararlanmak için uygun bir yer.
Bodruma 4 km uzaklıkda Gümbet ise 2-3-4-5 yıldızlı bir çok otelin merkezidir. Fakat burası biraz gürültülü ve denizi de pek hoş sayılmaz. Gümbetteki oteller genelde İngilizler tarafından dolduruluyor yazları ve genç ingilizler geliyor , biraz akşamları barlar karışık , eğlenmeyi seven çiftler için uygun ama çocuklu aileler için gürültülü olabilir. Denizide temizlenmiş eskisi gibi değil diyorlar ama ben herhalde 7-8 yaşındaydım en son gittiğimde. Çok fazla otel ve işletme olduğundan deniz biraz pisleniyor. ama gümbetin yanıbaşında Asarlık diye bir Mevkide çok güzel oteller var.Asarlık mevkiindeki oteller 5 yıldız çok güzel işletmeler ama denizi çakıl ve iskeleden giriliyor. Ayrıca oteller denize doğru inen yamaç da olduğundan yukardan aşağıya iniş çıkış otel içinde zor olabilir çocuklu aileler için. Ama yinede Gümbete nazaran burdaki oteller çok daha güzel.
Gümbetden sonra Bitez geliyor. Bitez 10 km uzaklıkda Bodruma. Upuzun bir sahil . Sahilde genelde restaurant motel-otel tarzında işletmeler var. Balık, et ,çin lokantası ne istersniz var. Boydan boya sahilde her işletme önündeki kumsala şenzlonglarını atıyor. Siz de istediğiniz işletmenin şenzlonguna uzanıp servinizi alabilirsiniz. Fakat denizi kum, ama çok bulanık bir su ve metrelerce git hep aynı sığ deniz derinleşmiyor uzunca bir süre. Ama biz ailecek sessiz uygun fiyatlı bir yerde kalmak istiyoruz derseniz burası size göre. Burda herşey dahil çok lüks oteller bulunmuyor. Ama yelken ile ilgilenen meraklılar kesinlikle bitezi seçmeliler.
Bir sonraki koy Ortakent. Bodrum merkeze 12 km. Deniz müthiş. Deniz çakıl - kum karışık ama çok çabuk derinleşiyor. Yani iki kulaç sonra ayaklarınız yere değmez. Çok berrak ve buz gibi bir denizi vardır. Yine ortakentde de bitez gibi küçük otel,motel ve restaronlar var fakat bitez den daha sessiz. Tam orta yaşlı kafasını dinlemek, denizden, güneşden yararlanmak , akşamları sinek vızıltılarıyla sakin sakin uyumak istiyenler için eşsiz bir yer. Büyük oteller var fakat yurdışı tarafından dolduruluyor genelde, türk müşteri çok az. Ayrıca harika balık restoranları var.
Bu beldeler haricinde biz otel için geliyoruz herşey dahil olsun, otelden dışarı çıkmamıza gerek yok diyenler Bağla, Karaincir,Akyarlar, Turgutreis, Yalıkavak, Gündoğan, Gölköy, Yalıçiftlik hem denizleri harika hemde 5 yıldızlı herşey dahil otellerin bulunduğu çok sakin ve merkeze uzak yerler tercih edebilirler. Mesafeler 20 - 25 km olarak değişiyor. Turgutreis ve Yalıkavak Bodrum merkezinin minyatürü gibidir. İkisininde küçük bir çarşısı ve barlar sokağı bulunmaktadır.
Büyük bir yarımada çok otel, çok koy, eğlence mekanı var ama içlerinden bir yer var ki adı Gümüşlük. Burası balık restaurantlarıyla meşhur olmuş her akşam tıklım tıklım balıkların yendiği, rakıların yudumlandığı çok şirin bir yer. Hemen sahile kurulmuş yanyana bir çok balık restorantlardan çok keyif alacağınızı eminim. Gündüz gidebilirsiniz hem denizinden yararlanır hemde balığınızı yiyebilirsiniz.Ayrıca hemen koyun karşısında bulunan adaya denizin içinden yürüyerek çıkılabilir.
Çok uzattım ama bodrum çok geniş bir yarımadaya yayılmış. Her yerinde ayrı bir koku ayrı bir eğlence ayrı bir deniz. Hepsi farklı farklı amaçlar için tatilcilerini bekleyen işletmeler var. Her telden var yani. Çok zengin yurtdışından ve türkiyeden gelen işadamları ve ünlülere hitap eden mekan, beach ve oteller, restorantlar var. Hem de normal bütçede her sene tatile çıkan aileler için mekanlar, oteller, hemde sadece eğlence olsun diyen ve sadece gece uyuyacak yerim olsun diyenler için pansiyonlar ve barlar var. Yeterki amacını belirle ve nerede kalacağına karar ver, ya da mutlaka bana danışın :)
Fakat bodruma gelince deniz, otel,kum, güneş, eğlence den fırsat bulup merkezde tarihi kaleyi mutlaka gezmeli, sahilde oturup bir yudum soğuk birasını yudumlamalı, çocuklarına soğuk bir dondurma yedirip bodrum hatırası sevdiklerine hediyelik alışveriş yapmalıdır.
Şimdilik bu kadar, sorularınız olursa yazabilirsiniz, benimde aklıma gelen olursa tekrar yazacağım.
Buraya gelmek isteyenlere şimdiden iyi tatiller, sevgiler
NOT : YAZIMIN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ
6 Şubat 2013 Çarşamba
tatilden güneşli bir gün..
Bugün hava kapalı , yağmur ha yağdı ha yağacak ama sıcak montsuz gezilecek sıcaklıkda hemde Bodrum da hava. Biraz melonkolik olurum ben böyle havalarda. Eskileri, yenileri, geleceği, dünü, bugünü, aklıma ne geldiyse düşünür de düşünürüm. Bugün sabah Naz' ı yine kontrole götürdüm ultrason çekildi karnından, çok şükür anormal hiç birşey yok. Trombosit 809 çıktı yine yüksek öğleden sonra 9 eylüldeki doktorumuzu arayacağım. Bakalım ne diyecekler? Havanın karamsar olmasına inat doktor kötü, karamsar şeyler söylemeyecek, inanıyorum buna. Bunları düşünürken, havada üstüme üstüme kararınca dedim ki tatilde kızımla geçirdiğimiz güzel , güneşli bir Bodrum gününü yazayım , biraz havamız değişsin
13 ocak bir pazar günüydü. Sanki bana tatile hoşgeldin güneşiydi. Babamız yoğun bu ara, pazar olmasına rağmen işteydi,bizde kızımla güneşi kaçırmak istemedik attık kendimizi sokağa.
Naz park da oynadı, salıncağa bayıldı, kahkahalar attı etrafa. Aşağı inip parkda dolaşmak istedi ama annem dedim sen yürüyemiyorsun. İnşallah o zaman gelir, bol bol koşturursun parklarda :)
Sıkı sıkı tutdu salıncağın demirlerini, canı da kıymetli kendini garantiye alıyor.
yürüdük de yürüdük . Normalde çok sevmem yürümeyi ama kızımla herşey güzel, herşey başka
Oturduk sahil kenarında bir kahveye, ben orta şekerli kahvemi hüpürdetip, sigaramı tellendirirken Naz da meyve püresini yedi. Dışarı çıktığım zamanlarda genelde alıyorum bu kavonoz mamalarından. Naz bayılıyor sebze mamalarına ve meyve pürelerine ama kavonozlara evde yapılanlara HAYIR :)
Biraz oynadı gözlüğümle, çantamı karıştırdı ve sonunda yoruldu
Sütünü içti
O mis gibi havada ciğerlerine dolan bol bol oksijenin sayesinde anında uyudu.
Ben biraz daha yürüdüm, fotoğraf çekip manzarayı izledim
Bayılıyorum böyle güneşli günlerine memleketimin ama kış güneşine tabiki. Hafif soğuk, güneş kocaman sapsarı, deniz pırıl pırıl, hele denizin kokusu misdir mis, gitmez burnundan günlerce kokusu.
Hele bir de hafta sonu ise herkes sokakdadır. Sahilde kahvelerde çaylarını, kahvelerini yudumlayanlar, elele tutuşmuş genç, yaşlı sevgili ya da karı kocalar, çocuğunun elinden tutmuş parka getiren anne-babalar, geceden kalmış daha yeni ayılan gözlerini ovalaya ovalaya kahvaltı yapanlar, çokdan uyanmış güneşe karşı buz gibi birasını, çerezini önüne koymuş yudumlayanlar, güzel havayı görüp hemen güneşli bir yere kendini atmış hor hor, kaşına kaşına uyuyan sokak köpekleri, güzel havada yüzü gülen esnaf...Hepsi müthiş haz verir insana, o kış güneşinin açışı gibi insanların da, doğanın da açtığını, bir hayat kıpırttısı olduğunu anlatır sana herşey. Senin de için içine sığmaz eve girmek istmezsin.
Ama ben çok kalamadım, kuzuğu gelip yatağına yatırdım rahat rahat uyusun diye. Binlerce şükür bu günleri gösterene, sağlımızı verene, çok şükür evladımızı bize verene, çok şükür bu güzellikleri gösterine.
Çok şükür
Sevgiler
12 Ocak 2013 Cumartesi
Bize müsade...
Biz kısa bir süreliğine kızımla tatildeyiz..Yehuu.. Nedense sevinçliyim kızımla dolu dolu hiç ayrılmadan 1 haftamız var. Annemin biraz yorulmuş olması, bir nebze nefes alması gerekçesiyle iş yerinden 1 hafta izin almış bulunmaktayım malum biz bodrum da yaz aylarında izin kullanamıyoruz. Kış ayları sakin geçiyor ve kış tatili yapıyoruz ama ben çok memnunum zira kışları çok seviyorum çokk.
Hiç bir plan yapmadım her zamanki gibi. Bakalım akışına bıraktım kızımla neler yapacağımızı. Belki birkaç günlüğüne İzmire, belki 1 günlüğüne muğla ya arkadaşıma gidebiliriz. Havalar kötü olursa hiç evden çıkmadan da vakit geçirebiliriz. Ama hiç farketmez meleğimle doya doya geçireyimde yer mekan önemli değil, gezmek hiç sorun değil hazır iyileşmişken tekrar hasta etmek istemiyorum prensesi, dikkat etmem lazım.
Naz iyileşti ama bir kaç gündür iyice sinirli sürekli aşağıdaki gibi herşeye sinirleniyor. Ne istediğini anlamazsak, istediğini alamazsa hep bu durumda. Bakalım iznimde nasıl olacak? Çünkü onun siniri ikimizide germiş durumda..
Şimdilik kısa bir mola veriyoruz yazılarımıza ama tatil anılarımız ve fotolarımızla çok uzun değil sekiz gün sonra buradayız. Sevgiler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





