NAZ büyüyor

Lilypie - Personal pictureLilypie Third Birthday tickers
oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2013 Pazartesi

ah bu oyuncaklar...

Çok nazlı , meraklı, cadı, sinirli, ağlarcı, inatçı, hırslı ama dünyalar güzeli kızım 15. ayının içinde. Hala konuşmuyor herkese BA BA diyor. ANNE, ANNE..tekrarlıyorum, dinliyor , izliyor ağzımı ve ağzından çıkan kelime BA BA oluyor. Atıcam kendimi yüksekden aşağı. Babası işden gelince sarılıyor ona dakikalarca, şımarıyor, cilveler yapıyor. Ben işden gelince gülümsüyor ben öpüp okşuyorum sonra yine hayatına devam ediyor. Yani bu aralar baba meraklısı. Geceleri babasıyla uyuyor, mazallah ben ortalarına geçsem, gecenin bir yarısı üstümden atlayıp babasının koynuna giriyor. Ben gece gece noluyoruz derken biraz içerlemiyor değilim hani :( Acaba beni sevmiyormu, fazla ilgi göstermiyorummu, az mı vakit geçiriyorum kızımla diye bir sürü saçma sapan şeyler düşünüyorum ama sonra saçmalama hilal , babası hiç bir şey yapmıyor yinede ona bayılıyor, yine bir geçiş dönemidir deyip avutuyorum kendimi.
Şunları yazmadan geçemicem. Dedimya huyları değişti diye, değişmeye ve öğrenmeye devam ediyor benim pıtırcığım. BA BA ve DE DE kelimelerine , HAV HAV ı da ekledik bu ara. Diğerlerini henüz söyleyemiyor ama söylemeye çalışıyor. Ayrıca herşeye cevap veriyor kafasını sallayarak.
BEN : Naz yumurta yermisin annecim?
NAZ : bir sağa bir sola kafa sallıyor yani HAYIR
BEN : Naz ekmeğe çikolata süreyim mi? Yermisin?
NAZ: Bir öne bir arkaya sallıyor hı hı yani EVET diyor.
Sormuduğumuz çoğu şeye kafasıyla cevap veriyor.
BEN : Naz hadi çıkartalım annecim üstünü banyo zamanı
NAZ: Emm , eeee diye ağlar ve kaçarr :)
Nefret ediyor banyo yapmakdan, çıkana kadar katılıyor ağlamakdan. Ne yaptıysam olmadı oyuncak, küvet, oturak hiç bir şey fayda etmiyor.
Sürekli kalabalık istiyor, eğer ki evde yalnızsan mız mızda mız mız hiç mutlu olmuyor. Bir oynuyor , bir ağlıyor. Çok ağlarcı. Herşeye ağlıyor.
Gelelim oyuncaklara ..Annemle, babamın artık bu çocuğa oyuncak alma diye bağırışlarına göz yumarak yine gittim oyuncakcıya. Sanırım hep gidicem :)
Gönlüme göre oynayabileceği şeyleri topladım geldim ama bir dahaki sefere onu da götürücem :) Getirdim eve ve yine şöyle bir baktı oyuncaklara sonra hop attı köşeye. Oyuncakları bizimle oturup oynarsa sorun yok ama kendi kendine asla 5 dk dan fazla vakit geçirmiyor!
Evet biliyorum aşağıdaki kitap 2,5-3  yaş için ama benim ilgimi şu yandaki müzik kutucukları çekti, resme basıyorsun o resmin sesi çıkıyor ama Naz' ın ilgisini hiç çekmedi. Hem ileriye şimiden yatırım hemde resimlere basıp , sesleri dinlemesi hoşuna gider demişdim ama olmadı. Hiç bakmadı bile.

Legoları sevdi desek yalan olmaz ama bizimle oynaması lazım . Apartman yapıyoruz, o izliyor ve bozuyor hoşuna gidiyor. Ama en fazla 15 dk oyalayabiliyoruz bu legolarla da...

                                                
İç içe geçen renli küpler. Matruşka gibi . Yanda ki komşumuzun matruşkasını çok seviyor, her gittiğimizde oynuyor diye bunu aldım ama o yine en fazla 10 dk oyalanıyor bununla. Hatta tek başınaysa hiç oynamıyor.
İşte Naz'ın sevdiği oyuncak. Okey taşları. Saatlerce oynuyor bunlarla. Ordan oraya taşıyor, ıstakaya dizmeye çalışıyor, bayılıyor kısacası okey taşlarına.
Bu bebek benim ortaokuldayken ev ekonomisi dersinde ördüğüm bir oyuncaktı.
Naz' a geçenlerde konuşan, ağlayan , sarı saçlı güzel bir bebek hediye gelmesine rağmen o benim ördüğüm bu bebeğe bayılıyor. Diğer bebeğin saçlarını tek tek kopartıyor ama bunu alıyor ee eee diye kucağında sallıyor.
Bakalım bu ara 11-12 den önce uyumuyor. İstediği şey için sonuna kadar direniyor ve sonuçta onun istediği oluyor. Özellikle uyku. Kendi istediği saatden önce asla uyumuyor. ne yaparsan faydasız. Hani o gördüğümüz istediği olmayınca kendini yerden yere atarak ağlayan çocuklar varya Naz da aynı sayılır. Saatlerce ağlıyor susmuyor. Ağlamayı huy edindi. Evde sürekli bir kaos ortamı var. Naz yapma dur sesleri ve inadına yapıp beni bazen çileden çıkaran, oyuncakla oynamayan, sürekli gezmek isteyen meraklı, benimse hep ay şu çocuğa bak nasıl kendini atıyor yerlere, anne-babası ne sabırlı dediğim çocuk modelinde bir çocuk yetiştiriyorum. Ama şunada inanıyorum , hepimiz çocukduk kimimiz uslu, kimimiz yaramaz, kimisi sus pus, kimisi cır cır konuşan yada inatçı ama sonuçta bir birey olunca çocukluğundaki gibi olmuyor kimse. Yani ben bebekken ya da çocukken ne olursam olayım yine şimdiki Hilal olurdum herhalde diye düşünüyorum.
Benim kuzucukda böyle böyle büyüyecek fazla kasmıyorum kendimi, herşeyi oluruna bıraktım sevgiyi, saygıyı öğrensin, terbiyeli , ahlaklı olsun en önemlisi sağlıklı ve huzurlu olsun bende onun hep yanında olayım yeter!
Sevgiler